Eğer okumaya rakı kültüründen başlamak istiyorsanız Vefa Zat en doğru isimlerden biri. Ayrıca eski İstanbul rakı hikayelerini seviyorsanız bu kitap tam size göre. Fellini filminden çıkmışcasına Uzun Ömer veya Cüce Simon gibi karakterler karşınıza çıkacak. Kitabı farklı şekillerde okumak mümkün. Ben ister istemez günümüz ile karşılaştırıp neler kaybettiğimizi tekrar hatırlamayı seçtim. İster içki kültürü, ister eski restoran veya eski apartmanlar üzerine okuma yapın tarihsel olayların etkisinden arındırmak mümkün değil. Neler mi değişmiş? Vefa Zat imkansıza yakın bir şekilde nerdeyse sokak sokak eski meyhaneleri anlatırken karşımıza hep rum ve ermeni isimler çıkıyor. Bu kişiler balıkçı veya meyhane sahipleri. Bugün bu isimler artık aramızda yok. Türkiye’nin yaşadığı tarihi ve politik olaylar sonucu bu kültürü oluşturan insanlar, gelecek kuşaklara içki kültürünü aktarma fırsatı yakalamadı. O sebeple bugün Yunan adalarına gidince restoranlara gıpta ile bakıyoruz. Orada bir devamlık var çünkü.

Tabii yine bu noktada eskiyi yüceltmekten kaçınıyoruz. Aynı rakı bardağının değişiminde olduğu bugünde işini güzel yapmaya çalışan mekanlar mevcut. İşini doğru şekilde yapmak isteyenlerin karşısına ise içki ve mekan politikaları çıkıyor. Gelde çık işin içinden. Neyse kitaba geri dönelim. Kitapta özellikle Osmanlı’nın son dönemi ve 1950’ye kadar gece hayatı ve mekan hikayeleri çok detaylı bir şekilde anlatılıyor. Eski gazinolar, meyhane kültüründen bar kültürüne geçiş detaylı bir şekilde anlatılıyor.

  • Zeki Müren’in devamlı gittiği bardaki ritüel ne?
  • Vefa Zat’ın müdavimi olduğu mekan hangisi?
  • Samatya’da eskiden rakı yerine en fazla ne içiliyordu? Peki neden?

Link

Yorum bırakın

Popüler