Soğuk bir Aralık sabahı Kadıköy’deki Beşiktaş vapur iskelesinin yanındaki Hasır’da ilk defa tek başına çay içmeler…Dershane zamanda bütün umutlarla durmadan Kadıköy’e gidip gelmeler,.. Üniversite zamanı bilinmedik Taksimi keşfederken belki biraz gözardı ettiğimiz Kadıköy… Yıllara inat değişime karşı koymasıyla artık orta yaşını geçen güzel bir kadın.. Hem güzel hemde bütün sırlarınızı bilen…

1)Karga

2)Zeplin

3)London Pup

4) Ayı

5)Belfast

6)Mercan

7)İsis

2024 Listesi İçin Tıklayınız!

Taksim ne kadar yabancıysa artık, Kadıköy o kadar eski bir dost…Tahmini onlarca önemli anı bir sokaktan geçerken adımlarımızı takip ediyor. Vapurdan veya artık metrobüsten indiğimizde farkedilmeden içimizi kaplayan ev duygusu… Anıların hayalet başkenti…

Tahmin ediyorum gençliğinde Kadıköy’ü yaşamış herkes yukardakine benzer özlü sözler kurabilir. Anılar varsa orda güzel bir makan ve soğuk bir bira da olmalı.  İşte bira içebileceğiniz Kadıköy’den güzel yedi mekan.

Karga: İstanbul’daki değişime bu kadar direnen bir başka mekan var mı bilmiyorum. Kaydedenler Kulubünü’nün filminde göremediimiz ama aslında ilk partilerin yapıldığı mekan. İlk defa  gidiyorsanız kapıda yazısı olmadığı için şaşıracağınız mekan. İçerisinin ahşap mimarisiyle, hem soğuk hemde sıcak mekan. Bilmiyorum bende mi böyle ama son 20 senedir, senede en az bir kere gittiğimi hesaplarsak nedense hep ilk katta çıkıp aynı masaya oturuyum. Tabii yer varsa. Israrla değişmediğini görünce içimi kaplayan mutluluk duygusunu en çok Karga’da yaşıyorum.

Bence ne içilir diye kasmayın. İstanbul’daki Guiness’in en güzel lıkır lıkır gittiği mekan. Keyifli sohbetler…

Zeplin: Zeplin’in fiziğini Karga’nın genç ve güzel hali olarak tanıtırsam bile mekanın ruhu kesinlikle çok enerjik. Çoğu zaman kapı önünden sizi karşılayan kalabalık ve hareket içerde de devam ediyor. Üniversiteli kitlenin Kadıköy’deki en sevdiği mekanlardan biri. Eşimle gittiğimde bar önündeki tabure ve Zeplin’in güzel kokteyleri vazgeçilmemiz. Sex on the beach tavsiyemiz. Utanmasam Guiness içmek bahane olsun diye, yine Guiness önereceğim.

London Pub: Durmadan Kadıköy’e gidip, bu mekanı en son keşfeden kesin benim. Birçok yerde okuduğum London Pup yazısı sonrası, London Pub neresi yaa diye sormamım ardından Bahariye Caddesi Yapı Kredi Bankası’ndan girince Kadife Sokak’a alternatif ikinci barlar sokağı ile karşılaştım. Zaten Kadıköy’deki buraya alternatif diğer bir hat ise Zeplin-Belfast-Ayı güzergahı. Bu sebeple Kadifeye göre daha az kalabalık havanızdaysanız buraya gelin. London Pup’da hava güzelse kapı önü keyifli.

Ayı: Ayı maşallah biracılarının Mac Donals’ı olma yolunda ilerliyor. Kadıköy derken, Caddebostanda iki dükkan hız kesmiyor. Eleştirim ayıya denk geldi ama tüm biracılar içinde geçerli sayılabilecek müzik konusunu es geçmemek lazım. Tamam dekorasyon ok, biramız soğuk ama daha çok ne çaldığını bilen rock müzik isitiyoruz. Placebo, muse falan:) Güzel kızlar ve  havalı erkeklerde de çok seviyor burayı. Ben ise bir pub sever olarak belli bir standardı tutturduğu  ve işi popüler yaptığı için seviyorum. Mekanlardaki popülerlik neden iyi derseniz diğer publarda kendine çeki düzen vermeye başlıyor. İnşallah Kaga gibi kalıcı olur.

Belfast: ZBA (Zeplin-Belfast-Ayı) hattının en eskisi. Yaşının getirdiği olgunluğu hissedebiliyorsunuz. Hadi itiraf edelim Zeplin’de veya Ayı da yer yoksa Belfast’a oturdunuz. Evet daha eski daha az popüler ama grup muhabbeti yapacağız kalabalık lazım değil aradığınız yer burası. Bir not düşmek de isterim. Cuma ve Cumartesi her saydığım mekanlar havaya ve şansınıza göre kalabalık olabiliyor. Diğer mekanlara göre daha fazla sıcak patlamış mısır verdiğini es geçmeyelim.

Mercan: Ya allahaşkına kokereç ve midyeye dalmam benim tarzım değil diyorsanız yukardaki mekanlar size yeter. Ama siz gurur nedir bilirmisiniz? Bir dükkandan beraber başladık artık Kadıköy’deki sayamadığım Mercan dükkanlarına ulaştık. İster maç izlerken dalın kokereçe, isterseniz arkadaşınızla. Neden mi seviyorum. Çünkü aslında bira, şık ve popüler mekanlara gerek kalmadan Avrupa’daki gibi yemek yanı içeceği de ondan. Kokereç ve midye sıcak, bira ise soğuk. Burdan siz yürürsünüz.

İsis: İsis’e itirafım: çok mu hastayım hayır ama hem grup geldik, hem şık bir makan olsun derseniz başka mekan zor. Buraya alternatif Viktor Levi var ama orası başka bir yazının konusu. Şarap evine gidip bira içerseniz ben stres yaparım. Hatta araştıyorum ama İsis gibi bir mekan yok 30 yaş üstü kesinlikle. Doğum günü kutlamaları veya ilk buluşma mekanları için garanti diyebiliriz. Bahçesi özellikle yazın güzel. Sigara karşıtıyız ama puro severiz. Diğer biracılarda farkettiyseniz bira yanına pek birşey tavisye etmedim. Buranın mutfağı diğer yerlere göre daha aktif. Buyrun patatesi söyleyin…

Yorum bırakın

Popüler